14 Kasım 2010 Pazar

Memleketimden İnsan Manzaraları


Nazım Hikmet "Memleketimden İnsan Manzaraları" şiirinde Galip Usta'yı anlatmış.
Galip Usta içimizden beri, yanlış hayallerle büyütüldü, hayallerini yaşadı, bize yanlışı istemeyi öğretiyorlar.Tersini denedik , istediğimizi aldık, ama istemekten utandık.

İşte Galip Usta:

Memleketimden İnsan Manzaralarından
Haydarpaşa garında 1941 baharında 
saat on beş. 
Merdivenlerin üstünde güneş 
yorgunluk ve telâş 

Bir adam      
merdivenlerde duruyor 
bir şeyler düşünerek. 
Zayıf. Korkak. 
Burnu sivri ve uzun yanaklarının üstü çopur. 

Merdivenlerdeki adam  
-Galip Usta-  
tuhaf şeyler düşünmekle meşhurdur: 
"Kâat helvası yesem her gün" diye düşündü    
5 yaşında. 
"Mektebe gitsem" diye düşündü                
10 yaşında. 
"Babamın bıçakçı dükkânından Akşam ezanından önce çıksam" diye düşündü          
11 yaşında. 
"Sarı iskarpinlerim olsa kızlar bana baksalar" diye düşündü     
15 yaşında. 
"Babam neden kapattı dükkânını?" Ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına"         
diye düşündü                        
16 yaşında. 
"Gündeliğim artar mı?" diye düşündü       
20 yaşında. 
"Babam ellisinde öldü, ben de böyle tez mi öleceğim?"   
diye düşündü   
21 yaşındayken. 
"İşsiz kalırsam" diye düşündü                         
 22 yaşında. 
"İşsiz kalırsam" diye düşündü           
23 yaşında. 
"İşsiz kalırsam" diye düşündü           
24 yaşında. 
Ve zaman zaman işsiz kalarak "İşsiz kalırsam" diye düşündü           
50 yaşına kadar. 
51 yaşında "İhtiyarladım" dedi,                   
"babamdan bir yıl fazla yaşadım." 
Şimdi 52 yaşındadır. İşsizdir. 
Şimdi merdivenlerde durup   
kaptırmış kafasını    
düşüncelerin en tuhafına: 
"Kaç yaşında öleceğim? 
Ölürken üzerimde yorganım olacak mı?"                                                    
diye düşünüyor. 

Burnu sivri ve uzun. 
Yanaklarının üstü çopur. 
*Fotoğraf: 25.09.2009 Fethiye


Hiç yorum yok: