4 Temmuz 2014 Cuma

Ayda Yılda Bir Kaçamak



Yaşanılan hayatın en çok sorgulandığı zaman dilimi muhtemelen yaz tatilleri oluyor.

Yeni kaçış planları, yaşadığımızın hayatın anlamsızlığıyla harmanlanıyor. Sonra en iyi özelliklerimiz devreye giriyor. “Ertele,Unut,Alış” bir dahaki tatile kadar çalış çalış çalış…

Önce yapılacaklar listemizi mantıklı gerekçelerle! Erteleyeceğiz.

Sonra harekete geçememenin de gücüyle unutmaya başlayacağız

Sonra da mecburiyetlerimizin haklı nedenleriyle alışacağız.

Buradaki en büyük hatamız, sonuca odaklanmamız olduğunu düşünüyorum. Sonuca kolay ulaşılamamasının baskısıyla birçok şeyi erteleyip harekete geçemiyoruz ve süreçteki güzelliği kaçırıyoruz.

Oysaki şifreler kelimelerin içinde “SONuç” “SÜReç”

Sona kadar sürecek süreçte, keyifli yolculuklar,iyi tatiller…

@DreamerremaerD

Temmuz14 Mazıköy/Bodrum

20 Haziran 2014 Cuma

Sen Kral Ol ...

" Sen kral ol, krallık ardından gelecektir.
Sahip olmak için ''olmak'' gerek, olmak için sahip olmak değil. Öz varlığın saltanatı, daima bir krallığın doğuşunun önünde yürür. Bir kral haline gel ki sana krallık verilsin.

Kendini maddi sorunların içinde bulduğunda vazgeçme, kendine sahip çık, sırtını dikleştir, derin nefes al. Tüm dikkatini iç benliğine yönelt. İçinde tereddüt bulunduran duygularının hepsine hükmet. ardından başarmayı en çok istediğin şeyi kesin kararlılık ve azimle tastikle. Bu hem iş hayatına sonsuz kaynaklar sunacak hemde özel hayatına mükemmel düzen ve adalet getirecektir.''(Dreamer)

Bir şeylere sahip olmak şartıyla düş kurmamalı, düşü yaşamaya başlaığında düşün boyut kazanıyor ve gerçek oluyor, oldu da...

16 Haziran 2014 Pazartesi

100 Kelime

Her devrin sorusu "Ne zaman bu hale geldik"
Her devrin özlemi "Nerede o eski ........'ler "

Demek ki zaman parantezi dışında nasıl da birmiş meğer hasretler...

Zamanın ruhunu yakalayıp, zaman uymak lazım.

Her konuda yaptığı seçim sayısı artıyor. Artan seçimlerdeki karar süreci yoruyor. 

Doğru kararı verebilmenin kaygısı, vazgeçilen seçeneğin kuşkusu yoruyor. Seçimler için ödenecek bedeller yoruyor.

Yorulan bünyemiz, daha az düşünmek istiyor, daha az yorulmak istiyor.

Özet istiyoruz artık.

Slm,nbr,tmm yazıyoruz artık . 140 karakter ile karakter analizi yapıyoruz.

Ben de ortalama okuma süresi bir dakikanın altında olduğunu test ettiğim 100 kelimeyi geçmeyecek paylaşımlarla yazmaya karar verdim.

Kolay değil biliyorum ; özet ve basit bir dünya düşlüyorum...

Mehmet Ali Mesruoğlu
@DreamerremaerD

26 Aralık 2013 Perşembe

24 Saat'ten Fazlası



24 Saat'ten Fazlası…

Gün içinde nasıl da geçtiğini anlamadığımız zaman; nasıl geçiyor diye bakıldığında değişik bir boyut kazanıyor.

Bir hafta 24*7 = 168 saatten oluşuyor. Yaşadığın sürece her hafta harcaman için 168 saate sahip oluyorsun ve bu konuda tartışmasız bir adalet var. Herkesle eşit olarak sahip olduğun saatleri doldurma becerin, hayallerine ulaşma performansını belirliyor.

Saatleri doldururken, ek saatler kazandığının / kazanabileceğinin farkında mısın ?

Zamanını harcadığın birçok aktiviteyi, birleştirerek ek zamanlar kazanabiliyorsun. En klasik örneklerden biri, işe gitmek için harcadığın trafik faaliyetini verimli hale getirmek.

Arabanla gidiyorsan, telefonuna kulaklık edinip;dost, akraba, tanıdık aramaları yapabilirsin.
Servisle gidiyorsan, uyuyabilir ya da kitap okuyabilirsin
Belki bir tatil kasabasında çalışıp işine yürüyerek gidiyorsan, doğal olarak egzersiz yapabilirsin.

Tüm bunlar ve daha fazlasını düşünebilirsin, 24 saatte 24 saatten fazlasını yaşayabilirsin, yeter ki ne yaptığının farkına var. Zamanın nasıl harcadığının farkına vardığında, potansiyelinin de farkına varıyorsun.

Farkına varmanın ve farkındalığı artırmanın anahtarı da yaptıklarını zapturapt altına almak.
Bunun için hazırladığım 7/24 tablosu sizler için de anahtar olabilir.



Bu tablodaki zamansal aktiviteler için sonsuz seçenekler yapabilir, genellemeler yapıp sadeleştirmeler de yapabilirsiniz, önemli olan aktivitelerin tanımları...

Tanımları yaptıktan sonra da her aktivite için hedef belirlemeli, daha sonra gerçekleşenleri yapmalı, gün bazında haftalık hedef ve gerçekleşmelerle ilgili yorumlar yazmalısın.

Uyku zannedersem en evrensel olanı, onun dışındakiler koyduğunuz tarifle şekillenecekler. Örneğin benim için iş tanımı; sabah kalktıktan sonra iş için hazırlanmaya başladığın süre, işe ulaşım, çalışma ve molalar, eve ulaşım sürelerinin tümünde oluşuyor.

Yine uykuyu hariç tutarsak hemen hemen tüm aktivitelerden ek zamanlar kazanabiliyorsun.
İş yerindeki bir saatlik yemek aranın yarım saatini artırıp, kitap okuyabilir, araştırma yapabilirsin.
Hobini sevgilinle ya da arkadaşlarınla yapabilirsin.
Ailenle tatile çıkabilirsin.

Yaratıcı düşünerek her aktivite için sonsuz seçenek üretebilir , 24 saat içinde 24 saatten fazlasını yaşayabilirsin.

Mehmet Ali Mesruoğlu
@DreamerremaerD

21 Ekim 2013 Pazartesi

Yaşamak Bayramdır


Kelimelere yüklediğimiz anlamlar, her kelimeyi herbirimiz için farklı kılıyor.
Milli veya dini bakımdan önemi olan günlere bayram dediğimiz gibi, sevinç,neşe,mutluluk ve huzur içinde geçirdiğimiz günleri de ya da kısaca ""oh be" dediğimiz günleri bayram olarak nitelendiriyoruz.

Koşuşturmaca ve hayatın rutini içinde,"deniz masmavidir ne güzel ama insanlar görmez bazen"günleri yaşıyoruz ve bugünlerin sayıları arttıkça,bayram yaşatması gereken duygulardan ziyade sadece bir tarih olarak anlam ifade ediyor.

Bizler bayram gibi günleri yakalamaya çalışırken, sanatçılar bunu en güzel ifadelerle ruhumuza zerk ediyor;

En güzel örneklerden biri de Can Yücel'in Yaşamak Bayramdır şiiri... Bu güzel şiir yaşadığımız ve yaşayacağımız bayramların farkına varmamız için bize pusula olsun;

Yaşamak Bayramdır...

Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “Çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek...
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır. Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.
Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır.
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...
Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır.
Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram...
Güne gülümseyerek başlamak bayramdır. “İyi ki yanımdasın” bayram, “Her şeyi sana borçluyum” bayram...
“Hiç pişman değilim” bayram...
Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.
Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...
Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
Her gününüz bayram olsun...

Can Yücel 

Mehmet Ali Mesruoğlu
@DreamerremaerD


23 Ağustos 2011 Salı

Geçmişten Geleceğe


GEÇMİŞTEN GELECEĞE

Hayatımızda neler gerçekleşiyor?

Geleceğe yönelik bir çok fikir veren var,ama geçmişimiz bizim ve geçmiş fikir değil yaşanmışlık...

Pekala hayatımızda neler gerçekleşiyor?Nasıl gerçekleşiyor?Neden gerçekleşiyor?

Sonradan muhasebesini yaptığımızda, istediğimiz her şeyi elde ettiğimizi görüyoruz?

Pekala ne istiyoruz?İstiyor muyuz?Korkuyor muyuz?

Büyük İskender'in orduları kendininden 4-5 kat büyük Pers ordularının kalbine doğru harekete geçtiğinde, o ve askerleri korkmaları gerektiğinden fazla korkmadılar.

Korkmamız gerektiğinden fazla korkuları satın alıyoruz ya da genlerimize işlemişler.

Gelecekle ilgili hayallerin kuşkuya düştüğümüzde, geçmişe bakıp gerçekleşen hayalleri düşünmeliyiz.

Gerektiğinden fazla korku duymadan düşlediğimiz,gerçekten istediğimiz,hayallerimizin gerçek olması dileklerimle...

Mehmet Ali Mesruoğlu

*Fotoğraf: Efes Antik Kenti Selçuk/İzmir

2 Ocak 2011 Pazar

Akıl ve Ruh Sağlığı


Bu bilgiler, bir arkadaşımdan gelen mailden alınmıştır, mail de kaynak yoktur, ama güzeldir.

1. İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık %10 daha fazla çalıştığı
düşünülmektedir.
Önemli kararlarınızı alırken kapalı alandaysanız, “volta atmayı”
deneyebilirsiniz.

2. İnsan beyni açık havada, kapalı alanlara göre daha yüksek performansta
çalışmaktadır. Beyin açık havada ve ayaktayken daha iyi çalışır.

3. Yürürken kolları sallamak, beynin performansını olumlu etkiliyor.Önemli
kararlarınızı açık havada, kollarınızı sağa sola sallayarak yürürken almaya
ne dersiniz?

4. Yabancı bir dil öğrenme ve ezber beyni güçlendiriyor. Her gün birkaç
yabancı
ya da yerli yeni bir kelime öğrenin ve kullanabilirsiniz. Sözlük
okuyabilirsiniz.
Alışveriş listesi ve telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.

5. Zihinsel jimnastik/antrenman yapın. Bunun için başta Sudoku olmak üzere
çeşitli bulmacalar çözün. Satranç gibi “akıl oyunları” oynayın. Yatkınsanız
Meditasyon, yoga gibi zihin dinginleştiren teknikler üzerine çalışın.

6. Zihinsel rutinlerinizi kırın. Bazen telefonu sol elinizde tutun,
çantanızı diğer
elinizde taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. En azından, bir günlüğüne
TV
kumandasını sık kullanmadığınız elinizde tutun!

7. Entelektüel damak zevkinizi zenginleştirmek için her gün mutlaka iyi bir
özdeyiş antolojisinden, birkaç cümle okuyun. Beyninizi kaliteli cümlelerle
besleyin!

8. Her gün güzel bir resme, manzaraya veya fotoğrafa bakmaya çalışın.
Estetik
algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir. Beyninizi estetik
görüntülerle besleyin!

9. Her gün bir süre sevdiğiniz bir müziği gözleri kapalı dinleyin. Beyin
otoriteleri
tarafından klasik müziğin zekayı 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir.

10.Günde aklımızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne
hakkındaysa, hayatımız da ona göre şekillenir. Unutmayın kafanızda en çok
neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız.

11. İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Çok uyuyorum diye
üzülmeyin,
Einstein’in günlük 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. 24 saati geçen
uykusuzluk beyinde sarhoşluğa benzer bir etki yapmaktadır.

12.Bol ve temiz “birinci el” oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz
ağırlık
olarak vücudumuzun %2’sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin
%25’ini tüketmektedir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü ilk gerçekleşen organ
beynimizdir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen
ısmarlayın!

13.Beyin kendisinin nasıl çalıştığı hakkındaki bilgi ve inançlarınıza göre
çalışır.
“Türkün aklı tuvalette çalışır” diye inanıyorsanız, beyniniz sizi
doğrulayacaktır!
Beynin çalışma prensipleri hakkında doğru bilgi öğrenin.

14.Farklı düşünme tarzları beyni geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha
fazla
vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.

15.Kullanılmayan organ körelir. Sürekli TV seyrederek beyninizi “düşük
viteste”
çalıştırmayın. Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler, beyninizi
geliştirmez.

16.Beyin “garbage in, garbage out” ilkesine göre çalışır. Bu kuralın Türkçe
meali
şudur: “Beyninize çöp girerse, beyninizden çöp çıkar.” Beyninize ne
verirseniz,
onu size verir. Kafa konforunuzu bozacak verileri beyninize almayın.

17.Beyin içindeki düşünceler harita, dış dünya ise araziye benzer.
Beynimizdeki
iç gerçek (harita) araziye uymadığında fikirlerimizin “son kullanma tarihi”
geçmiş demektir. Bir insanın kafasının içindeki iç değişim, kafasının
dışındaki
dış değişimden yavaş ise, o kişinin “dinozorlaşma” süreci başlamış
demektir.

18.Beynin en tehlikeli yanı, “ters çaba” kuralına göre çalıştığı anlardır.
Başınıza
gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, beyin onu size çeker,
korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir. Bataklıktan
çıkmaya çalıştıkça, dibe gömülmeye benzer. Beyin odaklanılan hedef için
çalışır, hedef olumsuz olsa bile onu gerçekleştirmek için çalışır! Topluluk
önünde konuşma yaparken “acaba heyecanlanacak mıyım” diye
düşünürseniz, korkunuz olmasın, heyecanlanacaksınız! Korkunuza değil,
konunuza odaklanın. Başınıza gelmesinden korktuğunuz en kötü şeye değil,
başınıza gelmesini istediğiniz en iyi şeye odaklanın. Unutmayın kafanızda
en
çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız.

19.Beyin kas sistemi ile değil, elektro-biyo- kimyasal reaksiyonlarla
çalıştığı için,
kolumuz ya da bacağımız gibi fiziksel anlamda yorulmaz. Beyni yoran en
önemli şey monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi
o
kadar neşelendirirsiniz.

20.Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir.
Yeni bir bilgi
gelince, bu bilgilerden birini atar. Buna sihirli sayı kuralı denir. Bu
kural aşılıp
aşırı bilgi yüklemesi durumunda, beynimiz “servis dışı” olur. Hayatınızın
en
büyük kararlarını alırken “kafadan” değil, tıpkı beş haneli iki rakam
grubunu
çarparken yaptığınız gibi, bir kağıt üzerine yazarak ne yapacağınızı
hesaplayın.

21.Ders çalışırken ilk öğrenilenler, son öğrenilenler ile aralarda geçip
sık
tekrarlananlar ve ilginç bulunanlar en çok akılda kalanlardır. Dersleri
kısa
aralar vererek çalışmak (geri ders başına dönmek kaydıyla!) akıllıca bir
harekettir.

22. Einstein “bir problemi yaratan bir zihni, aynı düzeyde çalıştırarak o
problemi
çözemezsiniz” der. Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır. Yeni bir
aklın
önündeki en büyük engel entelektüel atalettir. Entelektüel atalet nedir?
Düşündüğünü yapmamak ve yaptığı üzerine düşünmemek.

23.Beyin analizde tıkandığında örneklerle akıl yürütür. Kendinize bir
“kanaat
önderi” seçin ve onun zihnini kafanızın içindeymiş gibi düşünün. Mesela
kararsız kaldığınız bir durumda “Atatürk benim yerimde olsaydı ne yapardı?”
diye varsayımsal akıl yürütebilirsiniz.

24.Beyninizin arama motorlarına sizi başarıya programlayacak sorular sorun.
Hayatta gelebileceğim en iyi yerde miyim? Tüm hayallerimi gerçekleştirmiş
olsaydım, hayatımda neler olurdu? Benim diğer insanlardan daha iyi
yapabileceğim ne var?

25.Beyinin kendini gerçekleştiren kehanetler kurma gücü çok yüksektir.
Kendinizi
ve hayatı nasıl tanımlarsanız, öyle algılarsınız.

Dr.Davit J.Schwartz’a göre: “Bir ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir
şeyin yapılabileceğine inandığınızda, gerçekten inandığınızda aklınız onu
yapmak üzere çözüm bulmanıza yardım etmek
için çalışmaya başlar”

26. Kitap okumak güçlü bir beyin jimnastiğidir. Zihinsel adaleleri
çalıştırır. Okurken
Bacon’ın şu ilkesini izleyebilirsiniz: “Kurnaz insanlar okumayı küçümser.
Basit
insanlar ona hayran olur. Akıllı insanlar ise ondan faydalanırlar.
Yalanlamak ve
reddetmek için okuma. İnanmak ve her şeyi kabul etmek için de okuma.
Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku.”

27.“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” Fiziksel zindelik zihinsel
zindelik getirir.
Uzun süre fiziksek hareketsizlik, zihinsel hareketsizlik yapar. Spor
yapmaya,
fazla kilolarınızdan kurtulmaya, yediğinize ve içtiklerinize dikkat edin.
Yeterince su için ve unutmayın ki, insan beyninin %78’i suyla kaplıdır!

28.Her şey beyinde başlar. Her şey beyinde biter. İnsan “kafadan” kaybeder
ya
da kazanır. Eski bir bilgeliğe küçük bir “çekme kat” atarak, size sunmak
istiyorum. “Öğrendiklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür.
Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat
edin
davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin alışkanlıklarınıza
dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin, karakterinizi biçimlendirir.
Karakteriniz
ise kaderinizdir.”

29.Son olarak kafanızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğiniz üzerine daha
fazla kafa
yorun! Unutmayın, beynimizi daha iyi çalıştırmak için kullanacağımız organ
yine beynimiz! Aklınızı “başınıza” toplayın ve kullanın!

* Fotoğraf : 31.10.2010 Bitez/Bodrum