Gece yatmaya yakın, midenizden açlık sinyalleri gelip, bir şeyler atıştırıp yattığınız olmuştur.
Hatta bazen koşuşturmacalar yüzünden akşam yemeğinizi 22:00 + saat dilimlerinde yemişsinizdir.
Belki de final haftası kafayı toparlamak için güzel bir soslu makarna yemişsinizdir.
Defalarca bir çok periyotta denediğim bu girişimlere tekrar bakınca, vücudumu daha doğrusu kendimi dinlemekten ne kadar uzaklaştığımı anlıyorum.
Hücreleri yenilmeye başlamaya hazırlanan bünyeye fazla mesai uyguluyorum, hem zoraki hem de hiç para ödemeden.Aynı uygulama çalışma hayatımda bana yapılsa, çok zoruma gider, hatta iki üç defa yapıldığında dayanamam isyan ya da istifa ederim.
Ama bana yapılmasını istemediğim bir şeyi, ben kendi vücuduma yapabiliyorum.
Şimdi olayı "Tanrılar Okulu" perspektifinden inceliyorum.
Farkındalık dışı geçmişin ceza gibidir.Geçmişinle yüzleşip karanlık yanlarını değiştirmelisin.
İlk yapılacak kendimizi yargıdan uzak bir gözlem ile mercek altına almaktır.
Kendini gözlemlemek, kendini düzeltmektir.
Geçmişine döndüğünde durumları değiştiremezsin fakat, olaylar karşısındaki tutumlarını düşün, onları değiştirdiğinde geleceğini değiştiryorsun.
Kendi kendini alt et !
Kendini yüreğinde bağışla.
Akşam yemeğinden, vücuda fazla mesai çıktığı gibi, Tanrılar Okulu ile egzersizde çıkabilir.
Mehmet Ali
* Fotoğraf: 24.04.2010 Ayvalık